*30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 99. Yılı tüm Türkiye’de olduğu gibi Pınarhisar’da da pandemi süreci göz önüne alınarak maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyularak coşkuyla kutlandı. Pınarhisar’da Kutlama Programı Kaymakamlık, Garnizon Komutanlığı ve Belediye Başkanlığı Çelenklerinin sunulması ve konulması ile başladı. HABERGülcan KUTLU30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 99. Yılı tüm Türkiye’de olduğu gibi Pınarhisar’da da pandemi süreci göz önüne alınarak maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyularak coşkuyla kutlandı. Pınarhisar’da Kutlama Programı Kaymakamlık, Garnizon Komutanlığı ve Belediye Başkanlığı Çelenklerinin sunulması ve konulması ile başladı. Program Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kaymakamlık makamında Kaymakam, Garnizon Komutanı ve Belediye Başkanının tebrikleri kabulü ile devam etti.*Tören Cumhuriyet Meydanı’nda devam ettiKaymakamlık Makamında tebriklerin kabulünün ardından kutlama programı Pınarhisar Cumhuriyet Meydanı’nda devam etti. Kaymakam, Garnizon Komutanı ve Belediye Başkanı tarafından tören kıtalarının ve halkın bayramının kutlanması sonrası İstiklal Marşı ve Türk Bayrağının göndere çekilmesi gerçekleşti.Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı İstihkam Üsteğmen Dursun Kaya yaptı. İstihkam Üsteğmen Dursun Kaya yaptığı konuşmada; “Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulamasına temel teşkil eden, 30 Ağustos 1922’de kazandığımız Büyük Zafer’in 99’uncu yılını ulusça kutlamanın haklı gurur ve heyecanını yaşıyoruz. Asil Türk Milleti, kahraman Türk Ordusuyla birlikte, varlığına ve şeref dolu Tarihinden aldığı kudretiyle, yeniden dirilerek, topyekün bir varoluş mücadelesi sonucunda eşine tarihte az rastlanır bir zafer kazanmıştır.Aziz yurduna ve bağımsızlığına kasteden işgal kuvvetleri karşısında Türk Ordusunun ortaya koyduğu eşsiz bir eser olan bu zaferin her safhası, tek tek düşünülmüş, hazırlanmış ve yönetilmiştir. 1900’lü yılların başlarında meydana gelen büyük devletler arasındaki çıkar çatışmaları, dünyada gelişen fikir akımları sonunda müttefiklerin aldığı ağır yenilgiler sonucu Mondros Mütarekesi imzalanmış, imzalanan anlaşma ile bin yıldır üzerinde kan dökerek, can vererek yurt edindiğimiz Anadolu Toprakları, o dönemin büyük devlet ve onların maşaları tarafından işgal edilmiş, ayrıca tarihimize kara bir leke olarak geçen Sevr Anlaşması da ulusumuza dayatılmıştır.İşgal güçleri, girdikleri her yerde adeta tarihi kinlerini kusarcasına kadınımıza, yaşlımıza, çocuklarımıza dünyada eşine az rastlanır işkence, zulüm ve hakaretlerde bulunmuşlardır. İşte böylesine umutsuz görünen, üzerimizde kara bulutların dolaştığı bir ortamda, Mustafa Kemal Paşa ve onun dava arkadaşları bağımsızlık meşhalesini yakarak “Ya İstiklal Ya Ölüm” parolasıyla aydınlığa giden yolu aralamışlardır.Bu bağımsızlık ve aydınlık mücadelesinin ilk hedefi son neferine kadar düşmanı güzel ve kutsal vatanımızdan atmak şeklinde belirlenmiştir. Özellikle Sakarya Meydan Muharebesi de hedefimize ulaşmaya muktedir olduğumuzu, milletimizin istiklali uğruna kanının son damlasına kadar mücadeleye devam edeceğini ispatlamıştır.Artık dünyanın en kahraman, en savaşçı milletine düşen görev düşmana son darbeyi vurmak olmuştur. Mustafa Kemal Paşa’nın Başkomutanlığı altında Türk kuvvetleri, düşmana beklemediği bir yerden taarruza geçerek, stratejik sahada düşmanı aldatmayı başardı. Avrupalıların 6-6 ayda geçilmez dediği Afyon mevzilerini 3 günde geçerek 30 Ağustos’a gelindiğinde düşman kuvvetlerinin önemli bir bölümü imha etti. Bu büyük zafer ile düşmana son darbe de vuruldu. Ardından icra edilen takip harekatıyla da 9 Eylül de düşman İzmir’de denize döküldü.Dünya tarihçiler, Büyük Taarruz için şu ifadeyi kullanmışlardır; “Türkler, Mohaç Meydan Muharebesinden yüzyıllar sonra, yine parlak bir imha Muharebesi kazandılar.” Bu muharebelerde Türk Ordusu çok kısa bir sürede kendisinden üstün düşman kuvvetinin büyük bölümünü imha ve esir etmiştir. Askeri açıdan diğer bir önemli husus da günün şartlarında bir ordunun 10 gündem 500 KM’lik mesafeyi yaya olarak ve savaşarak kat etmesidir.30 Ağustos’un gerçek anlamını ve önemini Büyük Zafer’in ikinci yıldönümünde Dumlupınar’ın Çal Tepesinde yapılan törende Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği söylevde görürüz. “…Hiç şüphe etmemelidir ki, Yeni Türk Devletinin, Genç Türk Cumhuriyeti’nin temeli burada taçlandırıldı. Bu sahada akan Türk kanları, bu semada uçan şehit ruhları, Devlet ve Cumhuriyetimizin ebedi Muhafızlarıdır.” Harpler, yalnız karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir. Meydan Muharebesi, milletlerin bütün varlığı ile ilim ve fen alanındaki yükselmeleriyle, ahlaklarıyla, kültürleriyle, kısaca maddi ve manevi kudret ve faziletleriyle çarpıştığı bir imtihan meydanıdır.İşte kazanılan zaferi muhteşem kılan unsur, harbin, kadın, çocuk, yaşlı demeden, milletçe, topyekün bir savaş olarak icar edilmiş olmasıdır. Türk Ulusu, bu meydandan da Ulu Önder’inin liderliğinde alnının akıyla çıkmayı başarmıştır. Türk tarihine altın harflerle yazılan bu zaferin, günümüze kadar yansıyan çok önemli siyasi ve askeri sonuçları olmuştur ve bu sonuçların günümüze de yansımakta olduğu gözlenmektedir. Bu zaferle, Türk Ulusunun son neferine kadar yok edilmedikçe, Türk’ün İstiklalinin elinden alınamayacağı, Türklerin yalnız askeriyle değil, milletiyle topyekün olarak savaştıkları bir kere daha ıspatlanmıştır.30 Ağustos Zaferi, Türk Ordusuna “Silahlı Kuvvetler Günü” olarak armağan edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri, ülkemizin huzur ve bekasını sağlamak bölgemizde ve dünyada sürekli barışın tesisine katkıda bulunmak için, tarihinden ve milletinden aldığı güçle, modern harp silah ve teçhizatıyla, güçlü ve dinamik personeliyle ulaştığı yüksek eğitim seviyesiyle, azimli ve kararlı komuta kademesiyle, dostlarının ve ülkemizin güvencesi, düşmanlarımızın korkulu rüyası olmaya devam etmektedir. Dünyanın sayılı askeri güçlerinden birisi olan Silahlı Kuvvetlerimiz, her zaman, her yerde ve her şartta verilecek görevi ifaya hazırdır.Milli Egemenlik, Milli şuur ve tam bağımsızlık esasına dayanan Atatürk İlkeleri, bugüne kadar olduğu gibi, gelecekte de Türk Silahlı Kuvvetlerimize rehber olmaya devam edecektir. Bu kutsal ve Tarihi gün vesilesiyle, ulusça, başta Ulu Önder Atatürk olmak üzere, dava arkadaşları ve aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, şükranlarımızı sunuyoruz. Ruhları şad olsun” dedi.Kutlama programı günün anlam ve önemin belirten şiirlerin okunmasının ardından Tören Birliklerinin, askeri, Kamu Kurum ve Kuruluşlarına ait araçların geçişi ile sona erdi.
Gündem
Yayınlanma: 31 Ağustos 2021 - 08:51
30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun
*30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 99
Gündem
31 Ağustos 2021 - 08:51






