• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Genel
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • E-Gazete
  • Resmi İlanlar
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. "ÇED Başvuru dosyası risklerle dolu"
Gündem
Yayınlanma: 15 Ocak 2021 - 08:26

"ÇED Başvuru dosyası risklerle dolu"

*İl Genel Meclisi Çevre Sağlık Komisyonu; “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8

Gündem
15 Ocak 2021 - 08:26
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
“ÇED Başvuru dosyası risklerle dolu”
*İl Genel Meclisi Çevre Sağlık Komisyonu; “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesinin ihlal edilmiş sayılması için insan sağlığına gerçek bir zararın verilmiş olmasının şart olmadığını belirtmiştir. Çevre hukuku ve ÇED’in temel mantığı da bu yöndedir. ÇED başvuru dosyası risklerle doludur. İnsan sağlığının ve doğanın zarar görmesi beklenmemelidir. Risk olması yeterlidir.”

HABER

Gülcan KUTLU

İl Genel Meclis Üyelerinin Volkan Ertan,Hüseyin Taşkın,Cem Toptaş, Arif Akdoğan, Saygun Ersin, Zeki Akın, Okay Şeran, İlhan Okumuş, Yeşim Gergin, Ufuk İn, Aptullah Mutluer, Bayram Sezer ,Ersan Şahin ,M. Gülay Erkan, Erhan Kuşoğlu, Adnan Öz, Tarık Akın imzaları ile  İl Genel Meclisine 05.01.2021 tarihli önerge verdiler. Önerge aynı gün gündeme alınarak Çevre Sağlık Komisyonuna gereğini yapmak üzere oybirliği ile havale edildi. Çevre Sağlık Komisyonu Pınarhisar İlçesi, Camiikebir-Beylik Mahallesi’nde bulunan alana giderek gerekli incelemeleri yaptı. ÇED başvuru dosyasının da incelenmesinin ardından İl Genel Meclisi Çevre Sağlık Komisyonu tarafından İl Genel Meclisi Başkanlığına sunulmak üzere bir rapor hazırlandı.

Başkan Aydın Karakoç, Başkan Yardımcısı Tarık Akın, Üyeler Okay Şeran, Zeki Akın ve Ersan Şahin imzasıyla hazırlanan Çevre Sağlık Komisyon Raporu şu şekilde oldu; “İl Genel Meclis Üyelerinin Volkan Ertan,Hüseyin Taşkın,Cem Toptaş, Arif Akdoğan, Saygun Ersin, Zeki Akın, Okay Şeran, İlhan Okumuş, Yeşim Gergin, Ufuk İn, Aptullah Mutluer, Bayram Sezer ,Ersan Şahin ,M. Gülay Erkan, Erhan Kuşoğlu, Adnan Öz, Tarık Akın imzaları ile  İl Genel Meclisine 05.01.2021 tarihli önerge verdiler. Önerge konusu Pınarhisar Limak  RN 88164 no’lu Kalker Ocağı ile ilgili ÇED başvuru dosyası.  ilgili konunun araştırılması için verdikleri önerge  İl Genel Meclisince aynı gün gündeme alınıp 5.01.2021 tarih ve karar no 4 ile 3. Gündem maddesi olarak görüşüldü. İl Genel Meclisinin 0.5.2021 tarih karar no 4 ile Çevre Sağlık komisyonu’na gereğini yapmak üzere oybirliği ile havale edildi.

Komisyonumuz Kırklareli İli, Pınarhisar İlçesi, Camiikebir-Beylik Mahallesi’nde bulunan alana giderek gerekli incelemeleri yaptı. Ve ÇED başvuru dosyasını inceledi. Pınarhisar halkından bazı kişilerle görüşmeler yaptı. Sonra; 1/100.000’lik Ergene Havzası çevre düzeni planı ve 1/25.000’lik Kırklareli İli İl Çevre Düzeni plan hükümlerini inceledi.

ÇED başvuru dosyasının incelenmesinde firmanın 99.94 hektar alanda ruhsat aldığı, yıllık 2.000.000 ton/yıl üretim yapacağı 91.23 hektarda da açık işletme ile patlatmalı kazı yapacağı, 29 hektar ile ilgili ÇED başvurusu başlattığı belirtilmiştir. Yine dosyada 12 ay sürekli olarak ayda 30 gün, günde 24 saat ve 3 vardiya halinde üretim yapılacağı, üstten alınacak örtü toprağının yan tarafa istifleneceği, malzeme alımı bittikten sonra alanın düzenleneceği belirtilmiştir. Firma başvuru dosyasında 224 m ocak taban kotuna kadar 10 adet basamakla basamak yüksekliği 10 metre, basamak genişliği 12 m olarak işletme yapacağını, yıllık 2.000.000 ton / yıl ile 56 yıl çalışacağı patlatmaların ANFO ile yapılacağı, %94.5 Teknik Amonyum Nitrat, %5.5 mazot ile patlatmaların yapılacağı ve ayda 12 patlatmanın yapılacağı belirtilmiştir. Alandan çıkarılan malzemenin fabrikaya naklinin taşeron firmaya yaptırılacağı bilgi olarak verilmiştir. Yine aynı başvuru dosyasında, sahada hiçbir üretim faaliyetinin olmadığı Tarım Orman ve meranın olmadığı belirtilmiştir. Alandaki flora ve fauna incelemesinin yapılmadığı, ve bu incelemenin ÇED dosyasında hazırlanacağı not olarak verilmiştir. Alanla ilgili jeolojik özellikler arasında Kırklareli Kireç Taşı, Pınarhisar formasyonu olarak göstermiştir. Hidroloji ve Hidrojeoloji gibi bilgilerde alanın Eosen kireç taşlarından süzülen yer altı suları ve kaynaklarını beslediği bilgi olarak verilmiştir. ÇED Başvuru Dosyası’nda Pınarhisar ilçesinin içme sularını sağlayan ve park içi kaynağı olarak belirtilen iki adet sondajın bulunduğu ve bu sondajların ruhsat alanını 1280 metre uzakta olduğu ve 187 kotu da olduğu belirtiliyor. Alan içerisinde ve kenarında Sayvan dere ve Ambarlı derenin bulunduğu bilgisi yer almıştır. Aynı dosyada avlanma alanlarının 99.94 hektarlık alanda avlanma alanlarının bulunmadığı, Kültür ve Tabiat varlıklarını koruma kapsamına giren tabiat varlıkları, sit ve koruma olarak 2863 sayılı kanunun 4. Maddesine göre gerekli işlemlerin yapılacağı ve makamlara başvuracağı ve alanda böyle bir yapının bulunmadığı su ve su kirliliği ve kontrol yönetmeliğinin 17. 18. 19. Ve 20. Maddelerinde tanımlanan alanlardaki kurallara uyacağı belirtilmiştir. Dosyada patlatma durumunda taş fırlatma mesafesinin 66.9 olacağı, her patlatmanın vatandaşlara duyurulacağı, patlatma öncesinde çevredeki yerleşim yerlerine patlatmaların yapılacağı tarih ve saatin bildirileceği belirtilmiştir. Alanla ilgili verilen bilgide Trakya Arı Irkı’nın korunması maksadıyla alanın gezginci arıcılara kapatıldığı bu nedenle arıcılık faaliyetlerinin yapılmadığı anlatılmıştır. Ayrıca dosya içerisinde çok geniş olarak uzun yıllar meteorolojik verilerinin detaylı olarak incelemesi verilmiştir.

Bu bilgiler genellikle ocağın açılmasından sonra uyulacak tedbirleri kapsamaktadır. Dosyada    esas anlatılması gereken hususlar ocak açılmadan önce çevreye verecek zararların önlenmesini ve çevreye vereceği zararları anlatması gerekmektedir. Ocak açıldıktan sonra bu zararlardan kesinlikle geriye dönüş olmayacaktır. Önemli olan 1/25.000 lik planların tanımlar bölümünde yer alan 1.8 hükmü sürdürülebilirlik ilkesinin yaşama geçirilmesidir. Bir toplumun ekosisteminin ya da sürekliliği olan herhangi bir sistemin işlerini kesintisiz, bozulmadan, aşırı kullanımla tüketmeden ya da sistemin hayati bağı olan ana kaynaklara aşırı yüklenmeden sürdürülebilmesini sağlamaktır. Bu projede suyun döngüsünün hiçbir zaman hesaplanmadığı ve bu ilkenin gözetilmediği komisyonumuz tarafından görülmüştür. 1/25.000 lik planlarda tanımların 1.3.1 lik: plan ve plan hükümlerini uygulamada eşgüdümü sağlayacak olan ilgili kurum kuruluş ve yerel aktörlerin katılımıyla oluşan birliktir. 1.4 tanımıda SU YÖNETİM BİRLİĞİ: Yer üstü ve yer altı tüm su kaynaklarının kalite ve miktarlarının iyileştirilerek korunması ve koruma kullanma dengesi ve sürdürülebilirlik çerçevesinde entegre olarak yönetilmesini sağlayacak birliktir. Su yönetim birliği valilik, yerel yönetimler, ilgili kamu kurum ve kuruluşların katılımı ile oluşturulacak, üniversiteler ve sivil toplum örgütlerinin katkısıyla güçlendirilecektir hükmü bulunmaktadır. Başvuru dosyasında su yönetim birliğinden kesinlikle bir görüş alınmamış ve bu hüküm göz ardı edilmiştir. Mutlaka su yönetim birliğinin görüşü alınmalıdır. Su yönetim birliği kurulmadıysa bir an önce su yönetim birliği oluşturulmalı, bu tür taleplerde bu birliğin mutlak olarak görüşü alınmalıdır.

Komisyonumuz dosyada yer alan meteorolojik verileri, ocak faaliyet halinde iken alınacak tedbirleri, gürültü ,tozama vb konular ile ilgili verileri incelemiştir.Bu incelemelerden sonra konu ile ilgili olarak resmi gazete,1/100.000 Ölçekli Ergene Havzası çevre Düzeni Planı, 1/25.000 Ölçekli Kırklareli Çevre Düzeni planlarından konu ile ilgili maddeleri inceleyerek aşağıda yer verdiğimiz maddeleri raporumuza aldık.

Kısa mesafeli koruma alanları ile ilgili şu bilgi kayıt altına alınmıştır.

MADDE 10 – (1) Kısa mesafeli koruma alanı, içme-kullanma suyu temin edilen veya edilmesi planlanan tabii göl, baraj gölü ve göletlerin, mutlak koruma alanı sınırından itibaren yatayda 700 metre genişliğindeki kara alanıdır. Söz konusu alan sınırının, içme-kullanma suyu havzası sınırını aşması hâlinde, kısa mesafeli koruma alanı havza sınırında son bulur. (15) Madencilik faaliyetlerine izin verilmez.

Başvuru Dosyasında Proje Alanın Güney Yönünde, ilçe merkezine su tedarik edilen ve K-1 ve K-2 olarak adlandırılan 2 adet derin su sondaj kuyusu bulunmaktadır.

En yakın konutlara alanın mesafelerini dosyadan verilen bilgilerden yukarıda olan mesafe bilgilerini aldı.Konu ile ilgili bilgilere bakıldığında :

1/100 000 Çevre düzeni plan hükümleri incelendiğinde aynı gerekçelerin yazıldığı hükümler aşağıdaki şekilde belirtilmiştir.

2.11.5.3. Madencilik Faaliyetlerinde

  1. İçme ve kullanma suyu kaynaklarının mutlak, kısa ve orta mesafeli koruma
kuşaklarında madencilik faaliyetlerine izin verilmez.

1/25 000 Kırklareli Çevre Düzeni Plan Hükümlerinde de yine aynı gerekçe var

  1. h) İçme ve kullanma suyu kaynaklarının mutlak ve kısa mesafeli koruma kuşaklarında
madencilik faaliyetlerine izin verilmez denilmektedir.

 

1/25 000 Kırklareli Çevre Düzeni Planları incelendiğinde,

2.66. nolu bölümde

  1. d) Meskûn alanlar içerisinde veya yakınında yer alan askeriye tahsisli alanlar, Milli
Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının programları dâhilinde askeri alandan çıkarılması

halinde, eğitim, sağlık, teknik ve sosyal donatı alanları olarak değerlendirilebilir.

Planlama kapsamında kalan askeri güvenlik bölgeleri, askeri yasak bölgeler ve askeri

alanlar için yapılaşma koşulları ilgili komutanlığın görüşü alınarak belirlenir denilmektedir.

ÇED Başvuru dosyasında  Projenin planladığı alan, Milli Savunma Bakanlığı’na tahsisli hazine arazisi olduğundan mülkiyet izinleri ilişkin herhangi bir satın alma, kiralama bedeli oluşmayacaktır.

1/100 000 Çevre düzeni plan hükümlerinde

Askeri Alanlar: 2565 Sayılı Kanun kapsamında ve ülke savunması bakımından hayati

önem taşıyan askeri tesislerin bulunduğu alanlardır.  Diye tanımlanmıştır.

Yine 1/100.000’lik Ergene Havzası ÇED planlarında:

  1. Yeraltı Suyu Beslenme (YAS), İçme Suyu ve Havza Alanları
1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nın en önemli hedeflerinden biri, sürdürülebilirlik

ilkesi doğrultusunda içme ve kullanma suyu kaynaklarının korunmasıdır. İçme ve

kullanım amaçlı su kaynaklarının kalite ve miktarı, yaşamsal sürdürülebilirliği belirleyen

etmenlerdir. Bu bakımdan Trakya Alt Bölgesi’nin yüzey suyu potansiyeli yeraltı suyuna

oranla daha fazla olduğundan, bölgede yüzeysel su kaynaklarının kullanımı

özendirilmeli, yeraltı suları rezerv olarak korunmalıdır görüşü kesin hüküm olarak konmuştur.

2.11.6.1. Yeraltı Suyu Beslenme Alanları (YAS) ile ilgili görüşler 1/100.000’lik planlarda hüküm altına alınmıştır.

  1. Bölgenin kuzeyinde yerleşme alanları dışında bulunan ve yaygın olarak karstik
(kırıklı, çatlaklı) kireçtaşlarının yer aldığı alanlarda süzülme ile gelişecek

beslenmeyi engelleyebilecek hafriyatlara ve arazi tahribine izin verilemez. Yer altı Suyu Besleme Alanlarını gösteren harita raporumuzda aşağıya alınmıştır.

Mavi dikey çizili alan Yeraltı suyu besleme alanıdır Kahverengi taralı alan Kentsel Yerleşim ve Genişleme alanıdır Proje sahası alanı, Meriç-Ergene Havzası, Lüleburgaz (1-3) alt havzası içinde yer almaktadır.

Komisyonumuz alanda yaptığı incelemede Pınarhisar Çimento Fabrikasının 60 yıldır malzeme aldığı ocağın bu süre zarfında ancak 25 hektar civarında alandan malzeme çekildiği, komisyon raporumuzun eklerine şu anda kullanılan alandan çekilmiş uydu fotoğları ekledik. Alanda çalışmak istenen firma alanda malzemenin bittiğini söyleyerek 99.94 hektarlık alanda yeni ruhsat almış olan firmanın ÇED başvuru dosyasında ilgili alandan yılda 2.000.000 ton/yıl üretim yapacağı ve bunu 56 yılda tamamlayacağı söylenmiştir.  60 yıldır ancak 25 hektara yakın bir bölümü bitiren firma neden bu kadar geniş bir alanı talep etmiş bulunmaktadır? Ve ayrıca malzeme aldığı ocağı malzemenin bittiği halde bugüne kadar ıslah etmemiştir. Açacağı yeni alanda ÇED sunumunda sunacağı proje ile malzeme bitiminde alanı nasıl düzenleyeceği ile ilgili planı sunacağını belirtmektedir. Bu güne kadar görevini yapmayan firma 56 yıl sonunda bu dolguyu yapacağı şüphe uyandırmaktadır. Firmalar Kırklareli’nde bu güne kadar açtığı ve malzeme temininin son bulduğu halde hiçbir alanı bu güne kadar düzenlememiş ,eski haline dönüştürmemiştir. Yalnız İl Genel Meclisimiz tarafından Çevre ve Sağlık Komisyonu tarafından hazırlanan madenler ile ilgili raporunda  bu güne kadar elimizde 155 adet maden ruhsatının alındığı ve 6-7 ruhsatın alımı için çalışmaların devam ettiği, ruhsatların incelenmesinde aktif olarak 47 alanda çalışmaların devam ettiği bu ruhsatların 32 tanesinin iptal edildiği 24 tanesinin terk edildiği 48 tanesinde faaliyetinin durdurulduğu kayıt altına alınmıştır. Terk edilen ocakların hiç biri bu güne kadar terk ettikleri alanın düzenlemesini yaparak eski haline dönüştürmemiştir.  yapıldığı tek alan Kaynarca beldesi bitişiğinde bulunan kil ocağıdır, oda şahış arazisidir. Aynı raporda Kırklareli İlinin toplam arazisinin Orman, mera ve tarım arazileri olarak 640.000 hektar olduğu bu toplamın içerisinde 60.445, 46 hektarlık alanda maden çıkarmak için ruhtsatlandırıldığı belirtilmiştir. Maden alanlarının toplamı ilimizin topraklarının %9,9’üne tekabül etmektedir. En yüksek oran da Pınarhisar ilçemizde bulunmaktadır. %20.95’i taş ocakları ve kömür ocakları tarafından ruhsatlandırılmıştır. Adı geçen firma Pınarhisar ilçesinde birçok alanda malzeme alımı için ocak açma talebinde bulunmuş, ancak hiçbirinde yasal süreçleri aşamamıştır. Projenin faaliyete geçmesi durumunda, yapılacak olan patlatmaların ayda 12 kez yapılacağı ve 2.5-3 günde bir  patlatma olması durumunda 3 vardiya çalışılacağı hesabı ile Pınarhisar ilçesinde yaşayan halkın bu gürültülerden rahatsız olacağı, uyku düzenlerinin bozulacağı, çocukların ve yaşlıların dinlenmesine engel teşkil edeceği konusunda komisyon olarak düşünmekteyiz. Ayrıca patlatmalarda kullanılacak ANFO maddesinden kullanılacak olan Nitrat’ın yer altı sularına karışarak, yer altı sularında kirlenmelere neden olacağı şu anda Ergene Çevre Havzasında yer alan yeraltı su rezervinin bu yıl yaşanan kuraklık nedeniyle %85 azaldığı bilim adamları tarafından tespit edilmiştir. Komisyonumuz bu patlatmalarla yer altı sularında kayma olacağı ve yeraltı sularının daha da kaybolmasına Trakya Havzasının yer altı sularının gelecekte tamamen yok olacağı düşüncesini taşımaktadır. Geçmiş yıllarda Soğucak köyümüz sınırlarında yer alan bir ocakta yapılan patlatma sonunda Kaynarca Beldesinde geçici bir süre suların bulanık aktığı ve D.S.İ yetkililerinin yaptığı incelemede patlatmadan kaynaklı bir bulanma olduğu tespit edilmiştir. Yer altı su akışlarının nereden nereye olduğunun geniş ve bilimsel incelemesi bugüne kadar net olarak çıkarılamamıştır. Ayrıca Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü bu alanda kesinlikle yer altı sondajlarının açılmayacağı ve kaçak olan sondajların hızlı bir biçimde denetlenerek kapatılacağı kararını almıştır. Aynı karar Kırklareli Su İhtisas Komisyonu raporunda kesin hüküm altına alındığı patlatmalardan kaynaklanan su kaçaklarının tespit edilmesi konusunda çalışmalar yapılacağını bu konuda gerekli denetimlerin yapılmasını hüküm altına almıştır.

Proje Pınarhisar içme suyu açısından risk içermektedir. Pınarhisar ilçesinin 2 adet su kuyusu ruhsat alanına çok yakın mesafede bulunmaktadır. Firma başvuru dosyasında bu sondajların zarar görmeyeceğini belirtmektedir. Ancak sondajlardan biri 130 m ‘den biri de 160 m’den su çekmektedir ve zengin su rezervine sahiptir. Komisyonumuzca Sondajın bulunduğu alan önemli değil, sondaja gelen suyun geçiş güzergahı önemlidir. Sondajı besleyen su kaynağının geldiği yatak ile ilgili bir inceleme yapılmamıştır .Ruhsat alınan 99.94 hektarlık alandan gelmesi muhtemeldir.. Bu alanda patlatmaların yapılması durumunda Pınarhisar Halkı su yataklarının kayacağından dolayı ciddi bir susuzluk çekeceği bilinmelidir. Şu anda Pınarhisar Lüleburgaz arasından birkaç yerde sıcak su bulunmak amacıyla yer altı sondajları yapılmış olup, yeni başvurular vardır. Pınarhisar’ın içinde eski adıyla Sıcak Su’yu belirten bir kaynak mevcuttur. 2020 yılı içerisinde il genel meclis üyelerimize il çapında gelen en büyük şikayetler yer altı su sondajlarında alınan içme ve kullanma sondajlarından alına suların çok miktarda azaldığı ve ihtiyacı karşılamayacağıdır. Trakya alt bölgesinde yer alan birçok köyün, beldelerin ,Çorlu, Lüleburgaz ,Babaeski gibi ilçelerin içme ve kullanma suyu yer altı sondajlarından sağlanmaktadır .Ayrıca bölgede bulunan binlerce sanayi tesisinin suyu yer altı suyundan sağlanmaktadır. Bu yıl yer altı su rezervi % 85 oranında düştüğü kesinleşmiştir. Artık yer altı su besleme havzalarında açılacak her ocak Trakya’da yaşayan insanların, hayvanların, sanayinin susuz kalacağının işaretidir. Alandan malzeme almak isteyen firma başvuru dosyasında üretim yapılmadığını belirtmiştir. Oysa alanda Kaynarca ,Merkez ilçe, Akören köylerinde 1503 büyükbaş,18.224 küçük baş, 4677 kovan ile üreticilik yapılmaktadır .Bunların büyük bölümü alandan beslenmektedirler. Bundan önce alanın atış alanı olmasından dolayı hayvan sayılarında düşüşler yaşanmış, Alanda atışlar durunca hızla hayvan sayılarında artış sağlanmıştır. Alan kıyısında birçok büyükbaş ve küçükbaş hayvan işletmesi bulunmaktadır .Kaynarca İlçemizde bal üretimi son yıllarda hızlı biçimde artmış arı birliği kurulmuştur. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ,İl Özel İdaresi ile birçok birlikte proje üretilmiştir .Arıların 10 km çapında uçtuğu ve bal topladığı bilinen bir gerçektir.Bu bölge tamamen kekik denilen ve bal yapma özelliği yüksek olan bitki ile kaplıdır .Arıca envai çeşit bitki ile kaplı bulunmaktadır. Başvuru dosyasında yabani av hayvanları ile ilgili bölümde Alanın avlak bölgesi olmadığı belirtilmektedir. Halka açık bir av bölgesidir .Bu alan av hayvanlarını geçiş bölgesidir, alanda tavşan ve birçok av kuşu göçmen ve yerli olarak bulunmakta ve zengin bir av bölgesidir. Ocağın açılması durumunda patlatma seslerinden ,gürültüden tüm yabani hayvanların burayı terk edeceğini komisyon olarak düşünmekteyiz. Alan askeri atış alanı bölgesinden çıkarıldığı bilgisi başvuru dosyasında belirtilmektedir. Komisyon olarak ülkemizin güvenliği bizler için birinci önceliktir. Trakya’da ve yakın çevrede birtek atış alanı bulunmamaktadır hiçbir kurum ve kuruluş 10 yıl,20 yıl sonra dış ülkeler ile ilişkilerin nasıl olacağı güvencesini veremez bunu dış dünya ve günün şartları belirler ihtiyaç duyulması durumunda ülke olarak ne yapabiliriz  Trakya’da başka uygun atış alanı bulamayız .Atış alanı ile birlikte askeri i düşünülmelidir. Geçmişte birçok askeri manevra bu alanda yapıldı .Bir başka konuda ruhsat alanının Kırklareli ili Pınarhisar ilçesi Camiikebir Mahallesi mevkiinde olduğudur. Tapu kaydında mahalle olarak geçmektedir ve dosyada sunulan son evler  600,910,810,910,590 metre uzaklıktadır .Nüfus hareketleri son yıllarda artmakta köyden ilçeye göç yaşanmaktadır .İlçenin genişlemesi bu yöndedir. İlçenin güneyi tamamen 1.sınıf tarım toprağıdır, konutların aşağı kayması tarım topraklarının yok olmasına neden olacaktır. Olaya bu yıl olarak değil 50 yıllık bir süre ile bakmak zorundayız. Başvuru dosyasında şirket patlatmalarda can ve mal kaybının olmaması için anons ve yazılarla halka duyurular yapılacağı güvenlik kuşağı oluşturulacağı belirtilmiştir. Ancak ilgili firmanın bu güne kadar çalıştığı ocak ile patlatma yapacağını sesli yayın organları ile ve yazılı duyurular yaptığını ilç de kimse duymamıştır .Bu bile düşündürücü bir noktadır.. Madencilik şirketi, çevreye ve insan sağlığına duyarlı çalışacağını  çevredeki bitki örtüsünü ve doğal yasamı koruyacağını iddia etmektedir. Dünya üzerindeki tüm maden şirketleri çalışmaya başlamadan önce, asla çevre üzerinde zararlı bir etki yapacaklarını söylemezler. Ancak bilinen örnekler, bu konuda şirketlerin samimi olmadıkları yönündedir. Ayrıca bu konuda maden şirketine inanmak, geri dönüşümü olmayan bir riski gelecek kuşaklara aktarmaktır. Çünkü bu durum, şirketin haksız çıkması durumunda koşullarının laboratuvar ortamında kolayca geri alınabileceği bir deney değildir.

Bu gün Pınarhisar ilçemizde aktif olarak faaliyetini sürdüren, Poyralı, Erenler, Soğucak, Pazarlıda birçok çimento sanayiinde kullanılan açık ve üretimini geçici olarak durduran ocaklar bulunmaktadır şirket bu ocaklardan rahatlıkla malzeme temin edebilir. Ama şirket kendi ocağından bu malzemeyi sağladığında yıllık ortalama 40.000.000 tl kar elde edecektir. Hammaddenin başka bir ocaktan alındığında ton olarak maliyet bedeli 1 tonda 20 tl ‘ yıllık 2.ooo.ooo ton malzeme çekildiği hesaplanırsa ,buna ulaşımın katılmasında bu kar üst limitlere çıkmaktadır. Ayrıca üretilen bu ürünün büyük bölümü yurt dışına ihraç edildiği bir gerçektir. Avrupa’nın büyük bölümü çimento fabrikalarının üretimini durdurmuş ihtiyaçlarını ithalat ile karşılamaktadır. Unutulmasın üretim aşamalarında en yüksek enerji harcayan birinci sektör demir çelik, ikinci sektörde çimento üretimidir. Esasında enerjinin ülkemize mal oluşunu hesapladığımızda ülke olarak biz kazanç değil zarar yapmaktayız. Bizim komisyon olarak düşüncemiz tesisin diğer ocaklardan malzeme alımı yapması İlimiz için en doğru yöntem olacaktır.

Kırklareli 1/25.000 çevre düzeni plan hükümleri kanunlaşmıştır. 3.2.1 hükümlerinde yeraltı suyu besleme alanları A bendinde Bu alanlar yer altı suyu depolama bölgelerine akifer yüzey sularının doğrudan ve/veya dolaylı olarak süzülmesini sağlayarak jeolojik anlamda geçirimli taneli ortamlar çatlaklı erimeli kastik ortamlar vb. nitelikteki ortamlar olduğunu ifade eden alanlardır. B bendinde İlin kuzeyinde ve güneyinde yer altı suyu besleme alanları fiziksel olarak farklı özellikler gösterdikleri için bu alanların sürdürülebilirliğine yönelik farklı önlemler alınmalı ilin kuzeyinde ıstranca dağları etekleri boyunca Vize Pınarhisar kaynarca Kırklareli merkez üzerinde bir kuşak niteliğinde uzanan ve yaygın olarak kastik kırıklı çatlaklı mağaralı kireç taşlarının yer aldığı alanlarda geçirgenlik daha fazla olduğu için alt ölçekli planlarda bu alanlarının geçirgenliğini bozacak süzülmeyle gelişecek beslenmeyi engelleyecek faaliyet ve yapılara izin verilmeyeceğini hüküm altına almıştır. C bendinde bu alanlara doğrudan hiçbir atığın kesinlikle deşarj edilemeyeceği. E bendinde planlama alanında yüzeysel su kaynaklarının kullanımının özendirilerek yer altı sularının rezerv olarak kullanılması esas olarak hüküm altına alınmıştır. F bendinde bu alanlarda mevcut ve açılan kanallardan su çekiminin denetlenmesi ve gereğinin yapılmasını belirtmiştir. G Bendinde doğrudan yer altı suyu beslenmesini sağlayan her türlü formasyondan malzeme temini yasaktır hükmü vardır. Bu 99.94 hektar olan alan tamamen yer altı suyu besleme alanı üzerinde yer almaktadır.

1/25.000 çevre düzeni planlarında 3.3.2.8 Madencilik faaliyetlerinin h ve i faaliyetlerinde su kaynaklarını kirleten hiçbir faaliyete izin verilmeyeceği ve maden alınamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8.maddesinin ihlal edilmiş sayılması için insan sağlığına gerçek bir zararın verilmiş olmasının şart olmadığını belirtmiştir. Çevre hukuku ve ÇED’in temel mantığı da bu yöndedir. ÇED başvuru dosyası risklerle doludur. İnsan sağlığının ve doğanın zarar görmesi beklenmemelidir. Risk olması yeterlidir.

LİMAK ÇİMENTO SAN. VE TİC. A.Ş.   Kalker Ocağı ÇED Başvuru Dosyası  Projesi   bilime, hukuka, Çevre Düzeni planlarına ve Mevzuata aykırı olduğu açıktır.  Bu aykırılıklara göre ÇED Yönetmeliği Madde 6 – (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır. Hükmü vardır.

Komsiyonumuz artık Trakya’da suyumuzun bittiğini, ayrıca bilim insanlarının; Suyumuz bitiyor . Su kaynakları üzrinde ki faaliyetleri bile tartışmamalıyız. Kayıtsız şartsız fakatsız amasız sularımızı korumak zorunda olduğumuzu her türlü riskten uzak tutmamız gerektiğini belirtmektedirler.

Trakya ve Kırklareli bölgesi kuraklık ve susuzluk tehdidiyle karşı karşıya kaldığı, Yeraltı sularının 85 azaldığını   Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Çevre Mühendisliği Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer açıkladı. 8 Aralık 2020 Kaynak: https://www.haberturk.com/son-dakika-korkutan-uyari-yuzde-85-i-tukendi-2895729

Kuraklığın yaşandığı Trakya'da yer altı suları da tükenmeye başladı. Tarımın yanı sıra bölgede artan sanayi kuruluşları, yer altı sularının tükenmesinde önemli etken olarak gösterildi. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, Trakya'da yer altı sularının az bir seviyede kaldığını söyledi. Ergene Havzası'nın Türkiye'nin önemli havzalarından biri olduğunu belirten Prof. Dr. Tecer, "Ergene Havzası sadece bir sanayi merkezi durumunda değil, aynı zamanda büyük bir tarımsal üretim merkezi konumunda. Ergene Havzası, Ergene Deresi, Meriç ve Ergene nehirleri ile bunun kollarından oluşan bir yer altı ve yer üstü suyu potansiyeline sahiptir. Şimdi bu bölgede yer üstü suları yağışların akışa geçerek yer üstü sularına karışmasıyla oluşur, yer altı suları ise bu yağışların toprağın altına geçen su kısmından oluşur. Dolayısıyla su potansiyeline böyle bakmak lazım. Türkiye'de yağışa baktığımız zaman ortalama yıllık 633 milimetrelik bir yağış potansiyeli var. Havzada ise bu miktar 650 milimetre civarındadır, şimdi uzun dönemli yağış verilerine baktığımız zaman 2000 yılına kadar zaman zaman kurak zaman zaman yağışlı dönemler geçirilmiştir ama 2000 yılından sonra kurak bir döneme girilmiştir" dedi.

Ayrıca; DSİ 11. Bölge Müdürlüğü, Trakya’daki barajların doluluk oranlarını açıkladı. Edirne’nin içme suyunun sağlandığı Kırklareli Kayalıköy Barajı’nın doluluk oranı yüzde 3 seviyelerinde, Süloğlu Barajı’nda ise yüzde 28 seviyesinde su bulunuyor. Edirne illerindeki Kadıköy Barajının %5, Kırklareli Barajının %20, Tekirdağ Naip Barajının %36, Tekirdağ Çokal Barajının %40, Edirne Altınyazı Barajının %0, Edirne Sultanköy Barajının %60, Edirne Hamzadere barajının %59, Kırklareli Armağan Barajının %46, Tekirdağ  Karaidemir Barajının %3 Tekirdağ Türkmeneli Barajının %26, Edirne Yenikarpuzlunun %49 doluluk oranlarının bulunduğu, önümüzdeki 5 yılda ciddi kuraklık yaşanacağı birçok barajdan tarımsal sulama amaçlı su verilmeyeceği bildirilmektedir. Yerüstü su barajlarının ve derelerin durumu bu durumda iken yeraltı su kaynaklarının %85 azaldığı bir ortamda artık yeraltı suyu besleme alanlarında kesinlikle yeraltı suyunun sağlandığı bu formasyonların bozulması durumunda Trakya’da yeraltı suyunun biteceği, sanayinin, tarımın, içme ve kullanma sularının ciddi oranda azalacağı bilimsel bir gerçeklik olarak ortaya çıkmıştır.

Komisyonumuz 99.94 hektar olarak alınan bu alanın, Pınarhisar ilçesinin bu alandaki kümülatif değerlendirilmesinin göz önünde bulundurulmadığı düşüncesindedir.

İlgili şirketin yaptığı başvuru dosyasında tarihi eserlerle ilgili incelemelerin nasıl yapılacağı yukarıda belirttiğimiz gibi yer almıştır. Ancak; Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu aşağıda raporumuza eklediğimiz kararda alanda bulunan Pınarhisar ilçesi Beylik mahallesi sınırları içersinde bulunan 58 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kaya oyma yapının bulunduğu alanın 2863 sayılı kanunun 6. Maddesi kapsamına giren özellikler taşıması nedeniyle korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının ve sitlerin tespit ve tescili hakkında yönetmeliğin 3. Ve 4. Maddeleri doğrultusunda 1/1.000 ölçekli haritada belirlenen koordinatlı sınırları itibariyla 1.derece arkeolojik sit alanı olarak tescil etmiştir. Ayrıca 58 ada 1 parsel ve 27 ada 21 parsel sayılı maliye hazinesi mülkiyetinde bulunan askeri atış ve tatbikat alanı niteliğindeki taşınmazlarda yer alan Pekmezdere mağarasının 1/10.000 ölçekli haritada belirlenen koordinatlarda 1. Derece arkeolojik sit alanı olarak tescilinin devamına karar vermiştir. Belirtilen anıtlar 99.94 hektarlık alan içinde bulunmaktadır. Ocağın açılması durumunda bunlar kesinlikle zarar görecektir. Ve birinci derece sit alanlarında bu tür faaliyetlere kesinlikle izin verilmemektedir. En son günlerde alanda mağaracılık ve tarihi eserlerin araştırılmasında yeni olarak sunak alanı, iki yer altı mağarasının varlığı, tespit edilmiştir. Uydu haritalarında çalışılan sahada yer altı suyunun çıktığı görülmektedir.

Komisyonumuz bu raporun il genel meclisince kabul edilmesinden sonra Kırklareli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Edirne Devlet Su işleri Bölge Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tarım Bakanlığı, Kırklareli Tarım Orman İl Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Alt Yapı yatırımları ÇED Ve Stratejik Çevresel Daire Başkanlığı ANKARA adresine,Çorlu,Lüleburgaz,Babaeski,Kaynarca,Ahmetbey,Büyükkarıştıran,Alpullu,Büyükmandıra belediye başkanlıkları, Kırklareli ,Çorlu, Lüleburgaz Sanayi Odası Başkanlıklarına gönderilmesini uygun görmektedir. İş bu rapor İl Genel Meclisi üyelerin takdirlerine sunulur

İlginizi Çekebilir
Vali Ekici “Geleceğimiz Vergilerimizle Güvende”
Vali Ekici “Geleceğimiz Vergilerimizle Güvende”
Kırklareli TSO Belediye Başkan Adayı Bulut'u Ağırladı
Kırklareli TSO Belediye Başkan Adayı Bulut'u Ağırladı
KADES Uygulaması Hayat Kurtarıyor
KADES Uygulaması Hayat Kurtarıyor
İğneada'ya Yeni Sağlık Merkezi ve Acil Hizmet İstasyonu Kazandırılıyor
İğneada'ya Yeni Sağlık Merkezi ve Acil Hizmet İstasyonu Kazandırılıyor
Son Haberler
Küçükyaylaspor, Pınarhisarspor'u 4-0 Mağlup Etti
Küçükyaylaspor, Pınarhisarspor'u 4-0 Mağlup Etti
Kaynarca Gençlikspor Süper Amatör Ligin Yeni Lideri Oldu
Kaynarca Gençlikspor Süper Amatör Ligin Yeni Lideri Oldu
Vali Ekici “Geleceğimiz Vergilerimizle Güvende”
Vali Ekici “Geleceğimiz Vergilerimizle Güvende”
Kırklareli TSO Belediye Başkan Adayı Bulut'u Ağırladı
Kırklareli TSO Belediye Başkan Adayı Bulut'u Ağırladı
KADES Uygulaması Hayat Kurtarıyor
KADES Uygulaması Hayat Kurtarıyor
ÇED Toplantısına yoğun güvenlik
ÇED Toplantısına yoğun güvenlik

Ana Sayfa
Genel
Gündem
Ekonomi
Siyaset
Sağlık - Yaşam
Spor
E-Gazete
Resmi İlanlar
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Karikatürler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • E-Gazete
  • Ekonomi
  • Genel
  • Gündem
  • Köşe yazısı
  • Resmi İlanlar
  • Sağlık - Yaşam
  • Siyaset
  • Spor
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Karikatürler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim